9 Ocak 2015 Cuma
İNANMADIM GİTTİĞİNE
Ellerin ellerimdeydi dün gece sanki yanı başımda idin bakıyordun yine bana eskisi gibi sonra ellerinle anlımda ki terleri silerek başımı okşadın sonra kokun sindi odama içime çektim çekebildiğimce.Adını geçiyordu yine dudaklarımda ismini sayıkladıkça susuzluğum yok oluyor doyuyordum sana bıkmak bilmeyen ben vardı içimde sonra gözlerimi araladım yine sen yoktun yanımda gideli tam sekiz ay olmuştu nedensiz nedeni bilmediğim gidişin. Düşünüyorum da seni hala eskisi gibi seni gelsen değiştirir miydin tanıyamadığım bu beni değişen bendim dimi aslında.Herkes bir şeyler söyledi sen gittiğinden beri bazıları alışmamı,bazıları unutmamı bilirsin dinlemem kimseyi ben sadece seviyordum hangi konuda akıl veriyorlardı ki bana sensizliğimi avutmam mümkün mü yoksa olmayan birini varmış gibi yaşamam mı ? Niye hayal kurmama izin verdin kızımız olacağına bile inandırdın beni bırakıp gitmeyi göze aldıysan niye sevdirdin kendini bana. Anlamıyorum her gün her yanımı sen kaplıyor açamıyorum kapıları gelemiyorum yanına her şey varken sen niye yoksun yanımda. Evet evet gitmen gerekiyordu etrafımdakiler hep bunu söyledi bana inanmadım gitmen gerektiğine.Biliyor musun ? Bahadır ile Lale evlendi sen yapmıştın aralarını zorla kandırmıştık beraber Bahadır'ı anlamıyorum işte onlar zorla tanıştılar hala beraberler senle ben tesadüfen tanıştık uzaktan görmüştüm seni ne tatlı gülüyordun karşıdan içime işledi gülüşlerin bakamadım etrafımdakilere sonra annem dokundu omzuma ;
-Hadi kızım gidiyoruz diye ne çabuk geçmiş saat seni izlerken o gece evlenenler mutluluğuydu o seni gördüğüm düğün ama benim miladım oldun o gece sanki damat sen gelin ben oldum.
Ertesi gün de aynı mahallede oturuyormuşuz onu öğrendim. Çok kızmıştım babama eski mahallemizi bırakıpta niçin bizi buraya getirdi diye.Şimdi hiç kızmıyorum ona çünkü seni verdi bana .Sonra fırında karşılaştık elim ayağıma dolandı seni görünce bakamadım yüzüne sadece fırındaki adamla muhabbetine tebessüm ettim sadece taze ekmek bekliyorduk ikimizde bana sırtını dönük olsanda görüyordum gözlerini içimden sesin kulağımda hala ne tatlı tatlı anlatıyordun galatasaray fenerbahçe maçını sonra ;
-Taze ekmek çıktı,
Sesiyle kendime geldim ekmekleri alırken tek katlı gazete kağıdı olunca elim yandı bırakıverdim ekmekleri elimden sen toparladın ve aldın eline
-Dikkat et küçük kız demiştin bana. Ne çok kızmıştım sana sonra beraber çıktık fırından Soru yağmuruna tutmuştun beni
-Ne zaman taşındınız
-Baban ne iş yapıyor
-Bu semtte tanıdğın var mı diye ??
Hepsine cevap verdim ama sana bu kadar yakın olmak fazla heycanlandırıyordu beni kelimeler zor çıkıyordu boğazımdan ,Sonra kavşakta ayrıldık evini gösterdin bana ben şurda oturuyorum iki katlı sarı evde bana sordun sonra yokuşun sonunda diyebildim sadece
Eve gidene kadar ne çok düşündüm seni ama küçük kız dedin diye hala sinirliydim sana ama affediverdim hemen.
Üç dört gün sonra evimiz hırsız girmişti.Annemin altınları evde bulunan bir miktar nakit para hafif elektronik eşyalar babam kriz geçiyordu resmen polisler gelseler de ne çare giden gitmişti.
O gün babamın yanında gördüm seni ne güzel teselli ediyordun babamı .
Akşamına sokakta yürüyüşe çıkmıştık Banu ile siz takıldınız peşimize,Sonra parkta oturduk siz geldiniz yanımıza Banu iki dk beni bekle hemen geliyorum deyip lavobaya koştu bense tak başıma sana bakmamak için zorluyordum kendimi ;
- Küçük kız gelmiyorsun artık fırına dedin,bana ve yanıma geldin babamı ve hırsızın bulunup bulanamadığını sordun cevap verebildim mi veremedim mi ? bilmiyorum ama bütün gece seni anlattım Banu'ya o ben hallederim dese de istemiyorum dememe rağmen sizin gittiğiniz kafelere çay bahçelerine götürdü beni.
İşte böylece yakınlaşmıştık tanımıştık birbirimizi sende az değilsin ama nişanlanana kadar hiç söylemedin beni görünce aşık olduğunu dilinin konuşurken takıldığını yaklaşık beş yıl kadar benimleydin noldu da bırakığ gittin beni istemeye geldiğinde ellerin terliyordu benimse ellerim titriyordu. Kalbim durmuştu sanki babam hayırlısıyla olur dediğinde düğün hazırlıkları derken çok özlüyordum seni ama sonunda bitecekti bu patırtı kıyamet ne senin annenin istediği ne de benim annemin istediği kalacaktı geriye sadece bizim istediklerimiz olacaktı hep.
Bir sabah uyandım evdekiler uyuyordu .Sessizce bahçeye çıktım hava sıcacıktı ve içimi aydınlattı yanda ki komşuya ;
-Günaydın dedim oda karşılık verdi
-Günaydın düğüne az kaldı heycandan uyku tutmuyor galiba dedi.
Çok utandım aman ona neydi ki sanki içeri girdim .Mutfakta kahvaltı hazırladım anneme kardeşime
herkesi uyandırdım öperek kahvaltıyı yapıp Banu ile size gelecektik.
Annemin ilaçlarını getirmeye gittim içeriden o sıra da telefon çaldı annem açmış telefonu ;
İçeri geldiğimde ağlıyordu.
- Ne oldu anne babama bir şey olmuş dedim
cevap vermedi yine tekrarladım yine cevap vermedi .
Sonra elinden telefonu aldım tanıdık bir ses :
-Cemal kaza yapmış hastanedeymiş Emine abla diyordu
Hemen montumu alıp size gittim .anneannen açtı kapıyı ağlayarak
-KOŞ Kızım git Cemal'in yanına dedi.
Koşarak çıktım yola ilk bulduğum taksiye bindim ağlamadım ama hiç biliyordum sen bırakıp gitmezdin beni ağlayanlar tanımamış seni .
Hastaneye girerken ablan tuttu kolumda ağlamaktan gözleri şişmiş elleri titriyordu.
-NEREDE CEMAL dedim
Ses vermedi hiç sonra koşarak içeri girdim baban sarıldı bana
-BAŞIMIZ SAĞ OLSUN KIZIM dedi
İnanmadım seni görmek istiyordum sadece kimse izin vermedi seni görmeme görsem bırakmazdım seni yollamazdım o buz gibi soğuk toprakların altına avazım çıktığınca bağırdım herkes beni tutmaya çalışıyordu sonra ağlayamaz oldum uyandığımda hastane odasındaydım bayılmışım kaç saat oldu bedenin soğumuş mudur? diye düşünerek fırladım yataktan.
Yine tuttular beni zorla eve götürdüler. Duramıyordum yerimde ağlamakta içimin acısını kesmiyordu.
Sonra kapı çaldı senden bir haber çıktım odaya kapıdaki terzinin çırağı Hülya idi
Gelinği getirmiş kızın üstüne yürüdüm babam tuttu beni duymadı mı ? Senin gittiğini elinden aldığım gibi kutuyu fırlattım yere.yine bayılmıştım o sinirle ayakta duramıyordum sürekli sankinleştırici veriyorlardı bana. Ertesi gün size geldim sen yoktun evde niye değildin orda kalabalık niye sen sevmezsin ki kalabalığı kim bu insanlar hepsi senin için gözyaşı döküyorlar.Bırakıp gittin beni şimdi seni kaybettiğim günden bu yana dokuz ay geçti ama hala çok seviyorum seni

