18 Aralık 2014 Perşembe

İki Kadın Bir Yalnızlık

Siz hiç uçurum kenarında uçurtmalar uçurdunuz mu ? Tabi ki kimse ölüme adım kala oyun oynamayı düşünmez. Hele ki yalnız , kimsesiz  ve korkuyorsanız . Çocuklarının önünde dövülen bir kadındı Zeliha yoksukluk değildi onu yıpratan ellerinin nasır tutması gündelik işlerde çalışıp bütün parasını kocasına kaptırması bunlar değildi asıl meselesi çocukları her gün titreyerek sarılırlardı Zeliha'ya. En çok bu canını yakardı onun  yediği dayaklar değil .O da diğerleri
gibi el bebek gül bebek ailesinin göz nuruydu lise üçüncü sınıfta tanımıştı Emin'i . Emin de o zamanlar Zeliha'yı çok severdi ne değiştirmişti onu bu kadar Zeliha' ya her gün eziyet çektiren bir adam yapan bilinmezdi sebebi Zeliha' da merak etmiyordu eskisi gibi Zeliha'nın güzeller güzeli iki kızı vardı. İkisi de annesi kadar cana yakın anneleri kadar korkusuzlar artık tek korkuları babası eve girince başlardı. Emin eve girdiği anda ikisi de sudan ıslanmış ve soyulmaya yüz tutmuş mutfak dolaplarının hemen yanı başına saklanırlardı sanki Emin onları göremezmiş gibi .Günleri hep böyle geçiyordu. Zeliha bir sabah Veli Bey'in konağını temizlemesi için telaşla evden çıkmıştı.Çocuklarını da yaşlı Gülistan nineye bırakıp yola koyulmuştu. O gün içindeki sıkıntı Zeliha'yı nefessiz bırakıyordu daralıyordu ve nefes alamıyordu . Birden çalan telefona irkildi arayan Gülistan nineydi  telaşlı ve hırıltılı sesiyle bir solukta anlatıverdi Emin'in gelip çocukları aldığını söyleyivermişti. Emin'i sürekli arayan Zeliha bir türlü ulaşamıyordu nereye gitmişti bu adam iki el kadar bebeyle ve Zeliha'nın göz yaşları günlerce durmadan bir şey yemeden içmeden 25 gün böylece geçmişti. Gülistan nineden başka kimsesi yoktu Zeliha'nın ne başvurduğu bir karakoldan ne bir hastaneden hala hiçbir haber yoktu zülfü siyah Zeliha'nın ne gözünde yaş ne de saçında ak düşmeyen yer kalmamıştı eriyip bitmişti Zeliha tek tutanağıydı kızları onlarda yoktu umudu bitmek üzereydi artık dayanacak gücü tutunacak kimsesi kalmamıştı. Yine bir gecenin karanlığında sabahı etmişti Zeliha.Biraz içi geçer gibi olmuştu ki aniden bir sesle irkildi ve  karşı bahçeden Emin çıkıvermişti hemen içeri koştu tam polisi aramak üzereydi ki Emin bahçe yığılıverdi kanlar içinde.Telaşlandı birden bir umut kızlarının yerini öğrenirim umuduyla bir umut fırladı olduğu yerden Emin'in nefessiz kalan bedenine iki eliyle sarıldı. Tek nefeste sordu
-Kızlarım nerede? Nereye götürdün onları ? Konuşsana be adam nerede kızlarım ?
Ne kadar çırpınsa da kızları hakkında bir şey öğrenemeden Emin kapatmıştı gözlerini
 Ertesi sabah o küçük rutubet kokan ev insanla doldu taştı herkes Zeliha'ya destek için oradaydı gözünde yaşı kuruyan Zeliha kimseye tek laf etmeden elinde kızlarının kazağıyla bir köşeye çökmüş olandan bitenden bir haber insanları anlamadan kızlarının eşyalarını koklamaya devam etti 
Günler o kadar acılı geçiyordu ki tek laf etmeyen Zeliha komşularının yardımıyla ağzına zorla da olsa bir kaç lokma bir şeyler yedirmeye çalışıyorlardı. Uyku uyumadan geçen kaç geceydi bu belli değildi.
Gülistan nine bile Zeliha'dan daha dinç daha sağlıklı duruyordu . Gülistan nine bir sabah uyandığında Zeliha'nın odasına girdi bir de ne görsün Zeliha önünde iki tane taşa giydirdiği kıyafetleri kızları gibi bağrına basıyor onlarla konuşuyordu . Yine konu komşu toplanmıştı etrafına ama bu sefer  herkes mutsuz Zeliha mutluydu kızları sandığı iki tane taşı bağrına basıyordu. Bir süre sonra adı ''DELİ ZELİHA '' '' Taşlı bacıya kadar bir sürü isim takılmıştı. Zeliha'nın kızlarından bir haber olmadığı gibi Zeliha da her gün biraz daha kötüye gidiyordu ve sonunda beklenen oldu Zeliha canına kıymayı başarmıştı. Çoğu insana göre  kızları sandığı taşları uçurumun orada dolaşırken birinin yuvarlanması ve onu kurtarmaya çalışırken uçurumdan yuvarlandığını bazılarına göre deli karının tekiydi ama bu yaşanmışlıkları on beş yıl sonra ortaya çıkan Zeliha'nın büyük kızı yirmi beş yaşında olan Zehra hissetti en derinden zavallı anası onları öldü bilirken onlar iki kardeş Veli Bey'in İstanbul' da ki erkek kardeşine para karşılığın da Emin tarafından verilmişler ve kızlar bu eve alışıncaya kadar Emin köşkün bir odasında kaldı daha sonra evde kızları dövmeye kalkan Emin geldiği yere geri yollandı.
Köyde eski arkadaşlarıyla takılırken Hikmet çıktı karşısına ve Emin'den borcunu istedi vermediği gibi küfürler hakaretler yağdırdı dayanamayan Hikmet Emin'in arkasından giderek eve giderken tam bahçe kapısında sırtına üç bıçak darbesiyle almıştı öcünü. Sonra olan Zehra ve kardeşine oldu yıllar sonra bulmuştu köyünü ama ne fayda annesi birtanesi yoktu hayatta .


Tepkiler:
{[[''],['']]}

0 yorum :

Yorum Gönder